Abone Ol:

Ramazan ayı yaklaştıkça ‘oruç neden tutulur? Oruç nedir, neden tutulur soruları gündemdeki yerini alıyor. Orucun Arap dilindeki karşılığı ‘savm’ kelimesi olup, bu kelime ‘bir şeyden uzak durmak, kişinin kendini tutması ve engellemesi’ manalarına gelmektedir. Peki, Oruç neden tutulur? Oruç nedir, neden tutulur sorusuna Diyanet tarafından verilen yanıtlar…
Oruç neden tutulur? Oruç nedir, neden tutulur sorusunun detayları... (Diyanet)

İslam’da Oruç (olarak bilinen Savm veya Siyam, aynı zamanda yaygın olarak bilinen, genellikle yiyecek, içecek, sigara ve cinsel aktiviteden uzak durma uygulamasıdır. İslami kutsal ayı içinde Ramazan, Savm akşam olduğunda şafak ve akşama arasında tutulur. Ramazan, Müslüman ay takviminin dokuzuncu ayıdır ve oruç, İslam’ın beş şartının dördüncüsüdür. ORUÇ NEDEN TUTULUR?Oruç sadece Müslümanlar için değildir; Hıristiyanlık, Musevilik, Konfüçyüsçülük, Hinduizm, Taoizm gibi dinler tarafından yüzyıllardır uygulanmaktadır.İslam alemine farz kılınmıştır. ”Ey iman edenler! Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincine varasınız diye oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı.’ (Bakara Suresi, 185. Ayet) ayetiylede oruç ibadetinin her büluğ çağına ermiş Müslümüna farz olduğu belirtilmiştir. İslamın emrettiği oruç tutma ibadeti, genel anlamda Müslümanlar tarafından farz olduğu için tutulsa da aslında orucun birçok farklı güzelliği mevcuttur. Öncelikle orucun manevi amacı aç kalınan süre boyunca normal şartlarda fakir olarak tabir edilen kişileri anlamaktır. Kişinin aç ve susuz kaldığı süre boyunca nefsine hakim olması ve şükretmesi beklenir. Nefsimize hakim olmamızla birlikte hem kötü eylemlerden uzak durmamız kolaylaşırken hem de günahlarımızın affını isteyebiliriz. Aç haldeyken vücut sanılanın aksine daha az miskin olacağından diğer ibadetlerin gerçekleştirilmesini de kolay kılar. Oruç, berekettir. Ramazan ayı boyunca sofralara gelen bereket diğer zamanlarda görülmemektedir. Oruç aynı zamanda tıbbi açıdan da insanlar için çok yararlıdır. Bağışıklık, sindirim ve sinir sistemlerini olumlu yönde etkilediği kanıtlanmıştır. 11 ay boyunca sürekli çalışan bu sistemler oruç tutulan zamanlarda dinlenmiş olur. Ağır hastalıkları bulunan kişiler için daha spesifik durumlar söz konusu olsa da genel anlamda oruç vücut için yararlıdır.İslam fıkıh mezheplerine göre oruçOruç fıkıhçılar, tarafından farz, vacip, nafile ve mekruh türlerine ayrılır.Farz olan oruçlar: Ramazan ayı orucu ve Ramazan ayı orucunun kazası farzdır.Vacip olan oruçlar: Başlanmış nafile orucun bozulması halinde kazasının tutulması vacip olur. Adak orucunu tutmak ve bozulursa kaza etmek vaciptir.Sünnet olan oruçlar: Muharrem ayının 9. ve 10. günlerinde veya 10. ve 11. günlerinde yani Aşure gününden 1 gün önce veya 1 gün sonra ekleyerek oruç tutmak sünnettir. Ayrıca Pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutmak, Zilhicce ayının ilk dokuz günü, Şevval ayında 6 gün oruç tutmak da sünnettir.Müstehab oruç: Her ayın (Hicri takvime göre) 13, 14 ve 15. günlerinde oruç tutmak hoş karşılanır.Mekruh oruç: Yalnız aşure günü için bir gün yani 10 Muharremde tutulan bir günlük oruç mekruh oruçtur. Ramazan bayramının 1. günü ve Kurban bayramının ilk 4 gününde oruç tutmak harama yakın mekruh kabul edilmiştir.Nafile oruçlar: Yukarıda sayılan maddeler dışında tutulan oruçlar nafile oruçlardır.İslam fıkıhçıları namaz, ramazan orucu veya zekat gibi farz kabul edilen dini emirlerin terki durumunda uygulanacak şer’i ceza işlemlerini ve kişinin cezaen öldürülmesi sonrasında bu kişilerin cenazelerine yapılacak işlemleri de tartışarak kurallara bağlamışlardır. Radikal görüşleri benimseyen selefi mezhepler bu kişileri mürted kabul ederler, bu mezheplerin görüşlerine göre namaz, oruç veya zekatı terkettiği için öldürülenlerin cenaze namazları kılınmaz, Müslüman mezarlığına gömülemez, miras bıraktıkları devlet hazinesine kalır.Hanefilere göre İslam’ın uygulanmasına dair ihmal veya ret içeren eylemlerde kişinin kanatılıncaya kadar dövülmesi veya ölünceye kadar hapsedilmesini de içeren tazir cezaları ile cezalandırılması gerekir, ancak öldüklerinde cenazelerine Müslüman cenazesi muamelesi yapılır.YahudilikteYom Kippur, (İbranicesi: ??? ???????? Kefaret Günü), Yahudilikte Yahudi Takvimi’nin ilk ayı olan Tişri ayının 10. günü yaklaşık 26 saat boyunca tutulan büyük oruçtur.Yahudiliğe göre bir insanın kaderi bir yıl önceki hâl ve hareketlerine göre yazılır. Bir yıl boyunca iyi ve hayırlı işler işleyen kişilerin kaderi bir yıl sonra için iyi yazılır.Yahudi Yılbaşısı olan Roşaşana ile Yom Kippur arasındaki 10 gün boyunca bir vicdan muhasebesi yapılır ki buna İbranice teşuva (geriye dönme) denir. On gün boyunca, o yıl içinde yapılan tüm hatalı davranışlar gözden geçirilir insanlara karşı yapılan haksızlıklar için insanlardan özür dilenir ve helalleşilir. Yehova’ya (Tanrı) karşı işlenen suçlar için de tövbe edilir. 9. günün akşamı güneş batmadan bir saat önce oruca başlanır. 26 saat aralıksız sürecek olan oruç boyunca şunlar yasaktır:Yemek yemek ve içmekYıkanmakParfüm sürünmekCinsel münasebette bulunmakÇalışmakAteş yakmakReformist Yahudiliğe göre üstte bulunan maddelere alternatif bulunarak yapılmamasında sakınca bulmamaktadırlar.Sabah erkenden kalkıp Sinagog’a gidilir ve yaklaşık 12 saat boyunca Sinagog’da aralıksız Yom Kippur için yapılan dualar, tövbeler ile vakit geçirilir. Güneşin batmasından yaklaşık 40 dakika sonra Tokea adı verilen kişi koç boynuzundan yapılmış bir boruyu (Şofar) çalarak orucun bittiğini ilan eder. Bu oruç yaklaşık 25-25.5 saat sürer.Şofar’ın çalınmasıyla birlikte tören sona erer ve Tanrı’nın insanların gelecek yıl için kaderini yazdığına ve iyi kişileri hayat kitabına (Sefer Hayim) yazdığına inanılır.HristiyanlıktaKatolik ve Ortodoks Kiliseleri’nde hem bireysel hem de cemaat olarak uygulamalar yapılmaktadır ve katı oruç kuralları artık uygulanmamaktadır Oruç artık esas olarak gönüllülük esasına dayalı olarak anlaşılmaktadır. Niyet esastır. Bu bir adak, kendi başına yaşayan bir fedakarlık unsurdur.Oruç, duaya vurgu ve yoğunluk verir. Özellikle Tanrı için açlığı ve O’nun iradesini ifade eder. Yaradılışın iyiliğini, bazı faydalarından yararlanmanın geçici olarak teslim olmasıyla ortaya koyar ve bu nedenle her zaman bir şükran unsuru içerir. Oruç Hristiyan öğretinde özellikle açgözlülük günahına karşı bir idmandır.Diğer dinlerdeOruçun Hinduizm, Brahmanizm, Budizm, Janizm, Maniheizm, eski Yunan ve Kelt dinleri gibi dinlerde de değişik şekil ve miktarlarda tutulduğu ifade edilmiştir.Sağlığa ve sosyal yaşama etkileriOrucunun sağlık ve yaşam üzerine olası negatif etkileri1- Yazın sıcak ve kuru mevsimde uzun süre sıvı alımının kesilmesine bağlı olarak gelişmesi muhtemel dehidratasyon, buna bağlı olarak Güneş altında veya sıcak ortamda çalışan iş gruplarında güneş veya sıcak çarpması risklerinin artışı,2- Kronik hastalıklarda, hamile, diyabetik, hiper tiroidi, çocuklarda, yoğun fiziksel efor gerektiren işlerde çalışan kişilerde uzun süreli gıda alımının kesilmesi sebebiyle metabolik dengenin bozulması, doğum öncesi ve gelişim çağındaki çocuklarda yetişkinlikte öğrenim yeteneklerini de etkileyen gelişim yetersizliği,3- Kalp, karaciğer ve akciğer yetersizliği olan kişilerin oruç tutmalarında, uzun süreli açlık sonrası yenilen ağır bir yemek sonrasında solunum, dolaşım ve kalp yetmezliklerinin ortaya çıkışı,4- Diyabetiklerde, kansızlık ve tansiyon düşüklüğü olan kişilerde tansiyon ve şeker düşmelerine bağlı olarak meydana gelebilecek konfüzyonel durum ve bunun yol açabileceği trafik ve iş kazaları,5-Geçici baş ağrısı; sıvı ve kafein alımının kesilmesi gibi etkiler.6- Psikosomatik değişiklikler; * Ramazan orucu ile ilgili olarak daha çok sıvı alımı, sigara, kafein alımı ve uyku yetersizliği gibi sebeplere bağlanan kognitif fonksiyonlarda azalma, irritabilite ve letharji artışı, gerilim ve migren tipi baş ağrılarında artış, bunun trafik kazalarında artış gibi yansımaları bazı araştırmacılar tarafından not edilmiştir.[8]7- Anne sütüne etkileri; Birkaç çalışma Ramazan orucunun anne sütü üzerinde miktar ve bileşim olarak etkili olduğuna işaret etmektedir.8-Açlık orucu (açlık grevi)’inde uzun süreli hipoglisemi sebebiyle geri dönülmez nörolojik hasarlar görülebilir.9- İdrar üzerine etkileri; Bazı araştırmalar Ramazanda Oruç tutanlarda gündüzleri idrar çıkışının azaldığına ve idrar osmolalite değerlerinin arttığına işaret etmektedir.[8] Bu değişiklikler idrarda taş oluşumu ve idrar yolu enfeksiyonları gibi ileri aşamalarda böbrek yetmezliği ile sonuçlanabilecek birtakım hasarlarla bağlantılı değişikliklerdir.Sağlık amaçlı oruçSağlık amaçlı yiyecek sınırlamaları, özellikle yaşlılarda tuz, kolesterol içeren yiyecekler, şeker, yağ, nişasta, ya da hayvani gıdalardan uzak durma gibi tedbirli tavırlar, rejim, diyet, gibi sözcüklerle adlandırılır.Sağlık amaçlı oruç deyince genellikle su orucu anlaşılır. Su orucunda su dışında hiçbir gıda tüketilmemeye çalışılır, iki günden daha uzun su orucunun doktor gözlemi altında yapılması tavsiye edilir.Yapılan klinik deneyler sonucu ilerlemiş katı tümörü bulunanan; gemcitabine, hidroklorid ve cisplatin ile tedavi gören ve komorbidite görülmeyen hastalarda platin bazlı kemoterapiden önce kısa süreli bir oruç döneminden geçmenin, kemoterapinin yan etkilerini azalttığı gözlemlenmiştir.Zaman zaman su orucu tutmanın insanın genel sağlığına ve özellikle kolestrol seviyesini düşürerek kalbine iyi geldiği de gözlemlenmiştir.Başka sık görülen sağlık amaçlı oruç çeşitleri de kalori kısıtlama ya da gün aşırı oruçtur. Bunların da sağlığa faydalı olabilecekleri yönünde gittikçe daha kesin işaretler vardır.3 Ekim 2016’da Oshumi’ye, moleküllerin hücre içine ve dışına hareketi anlamına gelen otofaji alanında yaptığı kapsamlı çalışmalardan dolayı Nobel Vakfı tarafından 2016 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü verilmesine karar verildi.Stockholm Karolinska Enstitüsü tarafından yapılan açıklamada; ‘hücresel bileşenleri ayrıştıran ve geri dönüştüren temel bir süreç olan otofajinin altında yatan mekanizmaları keşfedip açığa kavuşturan’ Japon bilim insanı Yoshinori Oshumi’nin bu yılki Nobel Tıp Ödülü’nün sahibi olduğu duyuruldu. Ayrıca, Ohsumi’nin keşifleri, hücrenin içeriğini nasıl ayrıştırdığını anlamamızı sağladı. Keşifler, otofajinin açlığa adapte olma ya da enfeksiyonlara verilen yanıt gibi birçok fizyolojik süreçteki temel önemini anlamamıza da yardımcı oldu. Otofaji genlerindeki mutasyonlar, hastalıklara neden olurken otofajik süreçler, kanser ve nörolojik hastalıklar gibi bazı vakalarda önemli rol oynamaktadır.’ ifaderine yer verildi.Oruç İbadetinin Hikmet ve Faydaları? Allah’ın emir ve yasakları elbette ki kulların iyiliği içindir. İslam bilginleri, bütün hükümlerin insanların yararlarını gerçekleştirme amacına yönelik olduğu konusunda görüş birliği içindedirler. Allah’ın, yapılmasını istediği şeylerde kullar için çok büyük faydalar, yasakladığı şeylerde ise büyük zararlar bulunduğu inkar edilemez bir ger- çektir. İslamî öğretinin kendilerine yüklediği görev gereği İslam âlimleri çeşitli ibadetlerin yarar ve hikmetleri konusunda öteden beri kafa yormuş, bunların kişisel pratik yararlarından çok, insan nefsinin arındırılması ve yükseltilmesi yolunda fonksiyonel hâle getirilmesine çalışmışlardır. Bu bağlamda kulların yapmakla yükümlü tutulduğu ibadetlerin sağladığı bazı faydalar ya da hikmetler tespit edilebildiği gibi, bu faydaların veya gerçekleştirilmek istenen amaçların tamamının tespit edilemediği de bir hakikattir. Oruç ibadetinin temel hedefi insanları takva- ya eriştirmektir. Bu bizzat Kur’an-ı Kerim’de, ‘Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı…’ (Bakara, 2/183) şeklinde ifade edilmektedir. Oruç ibadeti kanaatkârlığımızı güçlendirir. Açlık çeken insan yoksulun, muhtacın durumunu anlar ve kanaat etmenin önemini daha iyi kavrar. Artık israf edemez olur. Allah Resulü’nün ‘Kanaat bitmeyen bir hazinedir’ (Beyhakî, ‘Zühd’,2/88) sözü, müminin kulaklarında yankılanır. Nimetin kadri- ni bilen insan, Allah’a olan şükrünü artırır. Hırsın mahrumiyete, kanaatin rahmete vesile olduğunu anlar. Allah Resulü’nün ‘iktisat eden geçim sıkıntısı çekmez’ (İbn Ebî Şeybe, el-Musannef, 5/331) müjdesi hayatında tezahür etmeye başlar. Oruç ibadeti, insana iftar ve sahur ile, kılınan teravih namazlarıyla, diğer ibadetlerle hayata çekidüzen verme imkânı tanır. Oruç ayı olan Ramazan, kulun Rabbine iltica ederek, günahlarının bağışlanması için hayat yoluna yerleştirilmiş fırsat ve hazinelerle doludur. Kişi, Kur’an üzerinde daha fazla düşünme imkânı yakalar. Ramazan’ın getirdiği bereketle insan, Kur’an’dan daha çok haz alır, onu daha derinden ve bilinçle dinleyip anlama imkânını elde eder. Oruç bedenin zekâtı olarak, vücutta birikmiş zararlı unsurların defi için metabolizmaya büyük bir imkân sağlar. İnsanın, vücudunu diğer canlı- lardan daha farklı olarak madde ve mananın sırlı ve ahenkli bir birleşimi olarak görmeye başladığı bu ayda vücutlar yenilenir, dimağlar parlar… Al- lah Resulü’nün ‘Oruç tutunuz ki sıhhat bulasınız’ (Taberani, Mu’cemu’l-Ev-sat, VIII, 174) sözünü teyit edercesine bedenlerimiz sağlık bulur. Ramazan orucu, ümitsiz insanların bağışlanma ümitlerini yeşerttikleri bir zaman dilimidir. Oruç, ansızın gelecek sıkıntılara karşı insanlara dayanıklı olmayı öğreten bir öğretmendir. Çocuklarımıza dinlerini, havasını teneffüs ederek, yaşayarak öğrenme ve yaşama fırsatı veren bir aydır Ramazan. Allah Resulü, inanıp karşılığını Allah’tan bekleyerek Ramazan’ı değerlendirenlerin geçmiş günahlarının bağışlanacağını söylemiştir (Nesâî, ‘îman’, 21). Aynı şekilde Allah Resulü, Sahabi Ka’b b. Ucre’ye hitaben, ‘Ey Ka’b! Namaz kişinin Müslüman oluşuna delildir. Oruç ise sağlam bir kalkandır. Sadaka vermek, suyun ateşi söndürdüğü gibi günahları silip süpürür. Ey Ka’b! Haramla beslenerek teşekkül eden et ve kemiklere ancak ateşte olmak yaraşır.’ (Tirmizî,’Cum’a’, 79) buyurmuştur. Orucun hikmetleri ile hükümlerini anlamak arasında sıkı bir bağ vardır. Oruç ibadetinin yerine getirilmesi ile ilgili kuralların bilinmesi, Allah Resulü’nün bize hikmet olarak bıraktığı sünnetine uygun oruçlar tutmamıza imkân tanıyacaktır.

#

Abone Ol:
Abone Ol

Yorumlarınızala Sitemize Değer Katın