Abone Ol:

YouTube’da yayın yapan Tekmoloji Film-Dizi kanalı için sinema içerikleri ve video makaleler üreten Şakir Yıldız, Netflix Türkiye yapımı Azizler filmi ile ilgili bir inceleme videosu hazırladı. Peki Haluk Bilginer, Halit Ergenç ve Bergüzar Korel gibi oyuncuları bünyesinde barındıran Azizler filmi ne anlatıyor? İşte detaylar.
Netflix Türkiye yapımı Azizler filmi ne anlatıyor?

Bilmeyenler için Azizler, Bir Başkadır ile gönlümüzü fetheden Berkun Oya’nın senaryosunu yazdığı, Muhteşem Yüzyıl ve Vavien filmleri ile Türkiye’nin A sınıfı yönetmenleri arasına giren Taylan Biraderlerin yönetmenliğini yaptığı bir film. Kadrosunda; Engin Günaydın, Haluk Bilginer, Fatih Artman, Halit Ergenç, Bergüzar Korel, İrem Sak ve daha nice oyuncuyu görünce doğal olarak ülkece epey heyecanlandık. Ama çıkan netice bir çok kişi için hayal kırıklığı oldu. Ama bu hayal kırıklığı filmin iyi ve kötü olmasının ötesinde ne anlattığı ile ilgiliydi. Herkesin filmden sonra sorduğu ilk soru: ‘Bu film ne anlatıyor ne anlatıyor Allah aşkına?’ Peki Azizler Ne Anlatıyor? İlla bir açıklama gerekecekse, orta yaştaki bir adam sevmediği ve sıkıldığı bir işte çalışıyor üstelik ablasının yanında yaşıyor ve ‘Denyo’ yeğeninin zorbalığına maruz kalıyor. Sevgilisinden ayrılmak istiyor çünkü Aziz’in biraz yalnız almaya ve kendisine odaklanmaya ihtiyacı var ama onu da beceremiyor. Şimdi burada anlamayacak ne var? diyeceksiniz. Ama Azizler’in kafa karıştıran tarafı hikayesi değil, senaryo yapısı. Çünkü film, alıştığımız 3 parçalı yapıya uymuyor. Yani bir hikaye; başlar, gelişir ve filmin sonunda bir sonuca varır. Azizler’de ise bildiğimiz anlamda ne başlayan, ne gelişen, ne de biten bir şey var. Her şey, tıpkı Aziz’in hayatı gibi; sıkıcı, anlamsız, tekdüze ve kısır bir döngüde ilerliyor. Hepimizin her gün yaşadığı, kendimizden bunalma halini bir kesit şeklinde sunuyor bize film. Bir olay değil durum komedisi Azizler. Bunda da yanlış bir şey yok. Her film klasik anlatıya hizmet etmek zorunda değil. Birileri üzülecek belki ama artık Türkiye sineması da gelişip değişiyor ve klişe anlatılardan uzaklaşıyor. Tek derdi kendisini totale beğendirmek olan hikaye anlatıcıları azalıyor. Taylan Biraderler de cesur bir tercihle filmi kendi zevklerine göre çekip, ‘seyirci benim umurumda değil. Ben hikayemi anlatırım beğenen beğensin beğenmeyen gitsin Exxen izlesin’ modunda. Seyirciye orta parmak çeken kendileri gibi kardeş yönetmen Coen kardeşleri rol model olarak aldıkları bilinen bir şey. Hatta fragmanda da tekrar eden ‘kolye nerde?’ repliği Coen’lerin A Serious Man’deki fragmanına bir gönderme. Ama maalesef Taylan Kardeşler, Coenlerin o keskin kalemine, acı ve absürt mizahına ve zekice kurdukları seyir keyfi yüksek filmlerinin yanından bile geçemiyor. Çünkü Azizler’in yapısı ne kadar yenilikçi ise mizahı da bir o kadar demode ve küf. FİLM TÜM ESPRİSİNİ ‘DENYO CANER’ ÜZERİNE KURUYOR Denyo Caner, bir insan da nefret edilecek ne varsa hepsini bünyesinde barındıran, sosyal medya fenomeni olacak bir velet tiplemesi. Tipleme diyorum çünkü Caner, bir karakter değil bir tip. Sadece Caner değil hikayedeki herkes karakterden ziyade birer tipleme gibi. Bu sebeple film, gelişigüzel 5–10 tane birbirinden alakasız Youtube videosunu art arda izliyormuşsunuz hissiyatı veriyor insana. Engin Günaydın’ın oynadığı Aziz’in hikayesi gibi başlayan film, biraz sonra Halit Ergenç ve Bergüzar Korel’in 5 dakikalık skecine dönüyor. Oradan Denyo Caner’in Twitter’da tt olsun diye yapılmış gibi duran şovuna evriliyor. İkinci yarıda ise Haluk Bilginer’in oynadığı Erbil’in hikayesini izliyoruz. Acaba yönetmenler hazır Haluk Bilginer’i yakaladık bol bol çekelim mi demişler. Bir de artık Haluk Bilginer’den sıkılmadık mı biraz? Neredeyse her yerde ve 4 projede oynasa 3’ü çöp çıkıyor. Herkes de Haluk Bilginer seçtiyse iyidir diyerek atlıyor filmlere. Artık gençlere yer verip hem kendisine hem de bize biraz iyilik yapsa. Ve Türkiye’nin en iyi oyuncusu olarak kalsa zihnimizde. Hülasa Azizler’i Türkiye’de beğenecek kişi sayası 5 kişidir en fazla. Çünkü asla seyirci dostu bir anlatısı yok. Gerçekle hayalin, rüya ile sıradanın buluştuğu; kimsenin kimseyi dinlemediği, herkesin birbirinin sözünü kesip sadece kendi anlatmak istediğini konuştuğu, sıkıcı ve yalnız hayatlarımızı anlatıyor. Ama bunu yaparken kendisi de en az hayatlarımız kadar sıkıcı ve banal oluyor. Yine de Azizler Türkiye’de yeni bir şeylerin denendiğinin habercisi. Belli ki ‘Türkiye’nin Dijital Platformu’ sloganıyla çıkıp kendi dümeninde dönen Exxen’den hayır yok bize. Tüm ümidimiz yine Netflix ve benzeri platformlara kaldı.

#

Abone Ol:
Abone Ol

Yorumlarınızala Sitemize Değer Katın