Abone Ol:

Kolera belirtileri, tedavisi ve tanı süreci sıklıkla araştırılan hastalıklardan biri olarak karşımıza çıkıyor. 1800’lü yıllarda Japonya’da başlayan salgın hala dünyanın pek çok yerinde ölümlere neden olmakta. Ülkemizde Marmara Denizi’nin kirliliğinin ardından yeniden gündeme gelen kolera salgını nedir? Kolera nedir? Bağırsak enfeksiyonu şeklinde ortaya çıkan kolera hastalığı, Osmanlı döneminde de orduda ve halk arasında sayısız kayıplara yol açmıştır. Kolera hastalığı detayları…
Kolera nedir? Kolera salgını belirtileri nelerdir? Kolera hastalığı nasıl bulaşır? Kolera tedavisi var mı?

Kolera nedir? Kolere salgını belirtileri nelerdir? gibi soruların yanıtları merak edilen konular arasında yer alıyor. Kolera salgını nedir? Bazen hafif seyretse de ağır kolera salgını, erken tedavi edilmediği sürece saatler içerisinde ölümle sonuçlanabilir. Karın ağrısı, bulantı, kusma, ishal şeklinde kendini gösterir. Yüksek derecede su ve kilo kaybı yaşanır. Hızlı su kaybı nedeniyle organlar hasar görür ve beden şok geçirir. Kolera tedavisi var mı? Kolera salgını, ilaç ve aşılarla tedavi edilebilir. KOLERA NEDİR? Kolera, Vibrio cholerae isimli bakterinin neden olduğu bağırsak enfeksiyonuna bağlı olan, akut ve şiddetli ishal ile seyreden bir hastalıktır. Kolera, şiddetli ishale neden olan, vücutta dehidrasyona yol açan ve tedavi edilmediği takdirde ölümcül olabilen tehlikeli hastalıkların başında yer almaktadır. KOLERA BELİRTİLERİ NELERDİR? Sıvı kaybından dolayı şok,Karın ağrısı ve karın şişliği,Kusma ve ishal nedeniyle vücuttan elektrolitlerde de kayıp yaşanır ve buna bağlı olarak kas krampları gelişir,Solunum yetersizliği ve morarma,Ağızda kuruluk ve koleraya özgü kısık ses,Gözler çöker, karın çöker, cilt kırışır.Kolera enfeksiyonlarının çoğu hafif seyreder, bu nedenle bu hastalığa yakalananlarda belirtileri olmayabilir. Yalnızca hafif bir ishal şeklinde de gelişebilir. Karın ağrısı, bulantı, kusma, pirinç suyu görünümünde dışkılama, su mineral ve tuz kaybına bağlı olarak susuzluk hissi, kas krampları meydana gelebilir.Bazı hastalarda ise hastalık, ağır sulu ishal ve kusma ile başlar ve vücuttan büyük miktarda sıvı ve tuz kaybı ile sonuçlanır. Hastada susama hissi oluşur, idrar çıkışı durur, hızlı bir kilo kaybı ve sıvı kaybı gelişir. Ağır kolera olgularında sıklıkla mide, kol ve bacaklarda kramplar olur. Bu kişilerde vücut sıvılarının hızla kaybedilmesine bağlı dehidratasyon ve şok tablosu yaşanır. Tedavisi yapılmazsa saatler içinde ölüm ile sonuçlanabilir. Kolera hastalığı nasıl bulaşır? Bulaşma, bu suyun doğrudan içilmesiyle ya da bulaştığı yiyeceklerin yenmesi ile gerçekleşir. Hastalık bulaşmış kişilerin kirli elleriyle temas eden yiyecekler de hastalığı bulaştırabilir. Koleranın direk temas ile (örn: tokalaşma, dokunma ya da hasta bir kişiye tedavi ederken) insandan insan geçişi gözlenmemiştir. Kolera nasıl teşhis edilir? Dışkı ve kusmuktan alınan örneklerin laboratuvar analizi sonucu tanı konulur. Tedavisi Nasıldır? Kolera vakalarının tedavisine hemen başlanmalıdır. Gecikmiş veya yetersiz tedavi çok kısa sürede (semptomlar başladıktan sonraki 6-8 saat içerisinde) sıvı kaybı, dolaşım yetersizliği ve ölüm ile sonuçlanabilir. KOLERA HASTALIĞINA YAKALANMAMAK İÇİN ALINACAK ÖNLEMLER Su kaynaklarının ve içme suyunun temiz olması önemlidir. temiz olmadığı düşünülen suların kayntılarak tüketilmesi önerilir. Dışkıların hijyenik bir biçimde yaşama ortamından uzaklaştırılması, düzgün bir kanalizasyon sistemi çok önemldir. Pişmemiş yiyeceklerin yenmemesi, çiğ gıdalardan uzak durmak ve özellikle çiğ balık ve kabuklu deniz ürünlerinin tüketilmemesi gerekir. Kolera aşısı her ne kadar bu hastalıkta kullanılsa da etkin bir yol değildir. Eski aşılara oranla hastalıkta fayda sağlasa da hala ideal seviyede değildir. KOLERA KİMLERDE GÖRÜLÜR? Kolera en çok, sık el yıkamayan, kişisel temizlik kurallarına dikkat etmeyen ve güvenli içme suyu tüketimi olmayan kişi ya da toplumlarda kendisini gösterir. Hastaların Kolera belirtileri göstermeleri durumunda özellikle çocuk, yaşlı ve hamilelerin sağlık kuruluşuna başvurmaları gerekmektedir. Kolera tedavisi var mı? Dünyanın birçok yerinde hala ölümlere neden olan kolera salgınının tedavisi basittir. ‘Oral rehidrasyon tedavisi’ (ağızdan sıvı tedavisi) olarak da adlandırılan tedavi ile kolera hastaları kısa sürede iyileşebilir. Dünyanın birçok yerinde hala ölümlere neden olan kolera salgınının tedavisi basittir. ‘Oral rehidrasyon tedavisi’ (ağızdan sıvı tedavisi) olarak da adlandırılan tedavi ile kolera hastaları kısa sürede iyileşebilir. Bu tedavide, kaybedilen su ve elektrolit (sodyum, potasyum, klor, bikarbonat) kaybını yerine koyabilmek ve normal beslenemeyen hastaya enerji sağlayabilmek maksadıyla, hastaya vücudun normal sıvı-elektrolit dengesine eşdeğer (izotonik) bir tür tuz ve glikoz karışımı ağızdan verilir. Herhangi bir şey içemeyecek durumda olan daha ağır hastalara ise karışım damardan takviye edilebilir. Durumu çok ağır ve acil olan hastalara ise tetrasiklin ve tetrasiklin benzeri antibiyotiklerle antibakteriyel tedavi uygulanır.Erken dönemde ağızdan uygulanacak etkin antibakteriyel ilaçlar ile 48 saat içinde hastalığa neden olan virüslerin yok edilmesi, dışkı hacminin %50’ye varan oranlarda azaltılması ve ishalin durdurulması mümkündür. Hangi ilacın seçileceği hastalığa yakalananların dışkı örneklerinden alınan V. Cholerae Suşları sayesinde tespit edilebilir.

#Hastane #Gündem #Haber

Abone Ol:
Abone Ol

Yorumlarınızala Sitemize Değer Katın