Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, ‘Türkiye’de, özellikle de CHP geleneğinde sandıkta hile adeta bir tarz-ı siyasettir.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye’de, özellikle de CHP geleneğinde sandıkta hile adeta bir tarz-ı siyasettir.” dedi.

İstanbul Sandık Başkanları Buluşması’nda, İstanbul Büyükşehir Belediyesinde elde ettikleri başarıların, ülkenin 81 ilinin tamamına hizmet verecek yere taşındığını ifade eden Erdoğan, bu nedenle İstanbul’un gönüllerinde ve siyasetlerinde her zaman ayrı bir yeri olduğunu anlattı.

“31 Mart seçimlerinde de hep beraber, bu zaferi kutlayacağız.” diyen Erdoğan, adayların ve teşkilatın milletin gönlüne girmek için göstereceği gayretin hasılasını toplayacakları yerin sandık olduğunu vurgulayarak, sandık sağlam tutulmazsa tıpkı dibi delik bir kaba konan su gibi verilen onca emeğin ellerin arasından kayıp gitmesinin, heba olmasının engellenemeyeceğini kaydetti.

AK Parti’nin adalet mücadelesini en başta sandıkta vereceğini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

“Sandıkta adaleti tesis etmeden, diğer işlerimizde aynı başarıyı gösteremeyiz. Ne kimsenin tek bir oyuna tenezzül edeceğiz ne de bizim tek bir oyumuzun ziyan olmasına izin vereceğiz. Türkiye’de, özellikle de CHP geleneğinde sandıkta hile adeta bir tarz-ı siyasettir. Bu parti 1946 seçimlerinde açık oy, gizli tasnif yöntemiyle yetinmeyip bir de sonuçları günler sonra açıklayarak oy pusulalarını da hemen imha ederek milletin sandıktaki iradesini gasb etmiştir. Aradan geçen onca zamana rağmen CHP hala aynı kafadadır.”

Türkiye’deki seçim sisteminin dünyaya örnek olacak bir şeffaflığa sahip olduğunu dile getiren Erdoğan, seçmen kütüklerinin tüm partilere verildiğini, sandık başlarında bir önceki seçimde ilk 5’e girmiş partilerin üye bulundurduğunu, ayrıca her partinin de müşahitleri yoluyla sandıkları izleme hakkı olduğunu anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı kesimlerin her seçim öncesinde ve sonrasında kafaları karıştırmak için “ortalığı velveleye” verdiğini dile getirerek, “Her seferinde hak ettikleri cevabı milletten de seçim kurulundan da aldıkları halde aynı teraneyi sürekli ısıtıp, gündeme getirmekten de geri durmazlar. Biz her zaman olduğu gibi bu seçimde de CHP’nin ve avanelerinin teranelerine hakikatlerle, belgelerle cevabımızı vereceğiz. Ama bunun için ilk şart sandığa sıkı sahip çıkmaktır. Bu konuda en çok sizlere güveniyorum.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şu anda CHP kimlerle beraber? Yanında Kandil’deki terör örgütünün desteklediği HDP, bir diğer yanında kim var? O da adı iyi olan bir parti var, bir de yanlarında Saadet Partisi var. 4 tanesi el ele vermişler, kol kola girmişler diyorlar ki ‘Tamam biz ittifak yaptık ama siz de ittifak yapıyorsunuz.’ Dikkat et, bu ittifakın adı Cumhur İttifakı. Cumhur İttifakı nereden geliyor, 15 Temmuz’daki darbe girişimini yapanlara karşı bu Cumhur İttifakı kurulmuştur. Cumhur İttifakına cuma akşamına kadar Bay Kemal olumsuz cevap verdi. Cuma akşamı son anda Bay Kemal haber gönderdi, baskılara dayanamadı.”

Erdoğan, 15 Temmuz’daki darbe girişimi gecesi yaşananları anlatarak, yanında milletin olduğunu, o cumhurla 7 Ağustos’ta beraber olduklarını, cumhurla zillete karşı yürürken, illetin kendilerine karşı ittifak yaptıklarını söyledi.

Erdoğan, “Ne yaparsanız yapın, Allah’ın izniyle 31 Mart akşamı bu zillet ittifakına, bu illet ittifakına Cumhur İttifakı en güzel şekilde cevabını verecektir.” dedi.

Seçim kampanyaları sırasında vatandaşlara ikram edilmek üzere çay dağıtılacağını söyleyen Erdoğan, sandık kurulu üyelerinin bu çayları halka ulaştıracağını söyledi.

Erdoğan, diğer partilerin naylon poşetle çalışma yaptıklarını dile getirerek, şöyle devam etti:

“Bizim ise kenevirden dokunmuş torbalarımız var. Biz de bunlardan vereceğiz. Bu sıfır atık projemizin çevreci yaklaşımıdır. AK Parti’nin çevreciliğini de bununla göstereceğiz. Bir tarafta güzel İstanbul ve bunlarla beraber kampanyamızı inşallah 2 gün içinde başlatıyoruz. Patates, domates, patlıcan, sivri biber vesaire, şimdi onları da bu ikram ettiğimiz torbalardan doldurarak alacaklar ve inşallah geçmişte rahmetli anam evde file dokurdu. O fileyi verirdi, onunla giderdik, alışveriş yapardık. Onda tabii kirlenmek diye de bir şey yok. Gelir, yıkar, bir daha verir. Hepinizin de annesi bunu böyle yapmıştır. Şimdi biz bunu yapıyoruz. Biliyorsunuz o naylon poşetler toprakta yok olmuyor, erimiyor, yüzlerce yıl onlar toprağın katilidir. Şimdi 20 vilayette başlatıyoruz. Kenevir üretimini yaygınlaştıracağız ve böylece fileler ve bir diğer taraftan da bu tür torbalarımızla halkımıza gerçek çevreci bir parti olduğumuzu göstereceğiz.”

(Sürecek)

Yorumlarınızala Sitemize Değer Katın