Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Partinin seçim çalışmaları sırasında ikram edeceği 200 gramlık çayları ve kenevirden yapılan alışveriş çantalarını tanıttı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Sinan Erdem Spor Salonu’nda düzenlenen İstanbul Sandık Başkanları Buluşması’nda, partililerin vatandaşlara ikram edeceği 200 gramlık çayları ve kenevirden yapılan alışveriş çantalarını tanıttı.

“İSTANBUL’DAKİ SEÇMENLERİN YÜZDE 21’İ AK PARTİ ÜYESİ”

Erdoğan, Sinan Erdem Spor Salonu’nda düzenlenen İstanbul Sandık Başkanları Buluşması’nda yaptığı konuşmada, program öncesi salon dışına kurulan dev çadırda 10 bini aşkın vatandaşla bir araya geldiklerini, şimdide de 15-20 bin kişiyle buluştuklarını söyledi.

İstanbul’da görev alacak sandık başkanlarıyla yaptıkları, coşkulu bir atmosferde gerçekleşen toplantının hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, “Buradaki manzara hem İstanbul’un büyüklüğünü hem de AK Parti’nin gücünü göstermesi bakamından çok önemli. Önümüzdeki seçimlerde Türkiye genelinde 195 bin sandıkta, İstanbul’da ise yaklaşık 31 bin sandıkta oy kullanılacak. İstanbul’daki 10,5 milyon seçmenin yaklaşık 2 milyon 215 bini, yani yüzde 21’i AK Parti üyesidir.” diye konuştu.

“BİR GECE ANSIZIN ARAYABİLİRİM”

İlk defa bu seçimde oy kullanacak kişi sayısının 167 bin olduğunu aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

“AK Parti olarak her sadık için bir sorumlu ve 8 üyeden oluşan toplam 9 kişilik bir yönetim kurulundan bahsediyoruz. Yani ana kademeden 3 kişi, biri o sandığın başkanı, kadın kollarından 3, gençlik kollarından 3 kişi… 9 kişilik sandık esaslı bir çalışmada bir yönetim. Böylece hiçbir siyasi partinin muktedir olamadığı, olamayacağı güç, AK Parti’de. Bunu bizim başarmamız lazım. Seçim günü de sandıklarda görev üstlenecek olan kardeşlerim bunlar. Sabahın erken saatinde, sandık mahaline kimse gelmeden AK Parti’nin sandık görevlileri orada olacak. Görevlilerimizin sayısı ne kadar? 280 binin üzerinde. Sayıyı görüyor musunuz? Geçenlerde il başkanımızla beraber şöyle rastgele arayım dedim. Esenler ilçesinden 6-7 kişiyi aradım, sordum hangi sandıkta görevlisin diye. Bir, ikisi bocaladı. Diğerleri cevabı verdi. ‘Henüz daha bize iletmediler ama çalışmadan haberimiz var.’ dediler. Demek ki bir hazırlık var. Bir heyecan var. Şimdi bir gece ansızın sizi arayabilirim hiç belli olmaz. Ona göre hazırlıklı olacağız.”

“HEDEFİMİZ BAŞKA PARTİLERE OY VERENLERİ DE AK PARTİ’YE KAZANDIRMAK”

Erdoğan, diğer partilerin naylon poşetle çalışma yaptıklarını dile getirerek, şöyle devam etti:

“Bizim ise kenevirden dokunmuş torbalarımız var. Biz de bunlardan vereceğiz. Bu sıfır atık projemizin çevreci yaklaşımıdır. AK Parti’nin çevreciliğini de bununla göstereceğiz. Bir tarafta güzel İstanbul ve bunlarla beraber kampanyamızı inşallah 2 gün içinde başlatıyoruz. Patates, domates, patlıcan, sivri biber vesaire, şimdi onları da bu ikram ettiğimiz torbalardan doldurarak alacaklar ve inşallah geçmişte rahmetli anam evde file dokurdu. O fileyi verirdi, onunla giderdik, alışveriş yapardık. Onda tabii kirlenmek diye de bir şey yok. Gelir, yıkar, bir daha verir. Hepinizin de annesi bunu böyle yapmıştır. Şimdi biz bunu yapıyoruz. Biliyorsunuz o naylon poşetler toprakta yok olmuyor, erimiyor, yüzlerce yıl onlar toprağın katilidir. Şimdi 20 vilayette başlatıyoruz. Kenevir üretimini yaygınlaştıracağız ve böylece fileler ve bir diğer taraftan da bu tür torbalarımızla halkımıza gerçek çevreci bir parti olduğumuzu göstereceğiz.”

Sandık başkanlarının seçim günü dikkat etmesi gereken hususlara değinen Erdoğan, şunları dile getirdi:

“Demokrasilerde sandık namustur. Sandığa sahip çıkmanın yolları, yöntemleri de hem siyaset geleneğimizde hem de hukukumuzda açıkça belirtilmiştir. Sokaklarda demokrasi ve özgürlük havariliğine soyunanların, sandık başında en koyusundan birer faşist kesilmeleri, eskiden beri bildiğimiz bir durumdur. Sandığı ne kadar iyi korursak, milletimizin iradesinin, belediye yönetimlerine yansımasına o derece katkıda bulunmuş oluruz.

Bunun için her şeyden önce partimizi temsil eden sandık kurulu üyelerimiz ve müşahitlerimiz, oy verme vaktinden en az bir saat önce görev yerlerinde hazır bulunmalıdır. Kabinlerin, oy pusulalarının, listelerin son kez gözden geçirilme sürecinde arkadaşlarımız mutlaka orada olmalıdır. Oy verme işlemi sürerken yaşanabilecek tüm olumsuzluklara, haksızlıklara, hukuksuzluklara sandık kurulu üyelerimiz anında müdahalede bulunacaklardır. Sandıklar kapandıktan sonra da oy torbalarının seçim kurullarına götürülmesine yine bu arkadaşlarımız nezaret edeceklerdir. İcabında ilçe seçim kuruluna kadar gerekirse il seçim kuruluna kadar onlarla beraber olacak.”

“SANDIK MÜŞAHİTLERİNE KRİTİK GÖREVLER DÜŞÜYOR”

Aynı şekilde sandık müşahitlerine de kritik görevler düştüğünü aktaran Erdoğan, müşahitlerin, sandık kurulu üyeleriyle kat ve bina sorumlularıyla iş birliği içinde sandıkları asla boş bırakmayacağını, seçmenlere bütün sandık mahallinde yardımcı olacağını söyledi.

Gerektiğinde itirazları yazılı olarak kayda geçirme, sandık neticelerini partideki sonuç alma sistemine bildirme, ıslak imzalı sandık tutanağını ilçe teşkilatına teslim etme görevinin de müşahitlere ait olduğunu anlatan Erdoğan, “Sonuç alma sistemi hem neticeleri hızla öğrenmek hem de kayıp ve kaçakları tespit ederek gerekiyorsa hukuki müdahalede bulunmak bakımından önemlidir.” dedi.

Beyoğlu Belediye Başkanlığı’nı 1989 yerel seçiminde böyle kaybettiğini dile getiren Erdoğan, “Seçmen oyunu kullanıyor, gerisini takip etmiyor ama sandık zabıtları var. Bu zabıtlar ilçeye gider ve orada da bütün bu zabıtların bütün olarak birleştirildiği çok daha büyük bir tutanak var. Orada bir rakamla oynadığı anda bakıyorsun yüzlerce toplamda rakam atıyor. Diyelim ki 6116, 6’yı çizdi ne oldu 611. Bana o şekilde seçim kaybettirdiler. Tabii ayık da değildi, sarhoştu. İtiraz ettik, bizi içeri aldılar. Bir hafta da orada yattık. Onun için eşeği sağlam kazığa bağlayalım, ondan sonra Allah’a emanet edelim. İşimize sahip çıkacağız.” diye konuştu.

“SANDIKTAN ÇIKAN İRADE NE OLURSA OLSUN, BİZİM İÇİN DEĞERLİDİR”

İl ve ilçe teşkilatlarının, seçim günü teyakkuz halinde bulunacağını, sandıklarda çıkabilecek sıkıntılara hukuki müdahaleden lojistik desteğe kadar tüm çalışmaların buralardan yönetileceğini belirten Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

“Bu işleri hakkıyla yerine getirirsek, sandığın namusuna sahip çıkmış oluruz. Sandıktan çıkan irade ne olursa olsun, bizim için değerlidir. Yeter ki biz milletimizin gönlüne girmek için gereken gayreti ortaya koyalım. Sandıkta tezahür eden iradenin, en sağlıklı şekilde kayda geçmesini sağlayalım. Gerisi Allah’ın takdiridir. Bugüne karar milletimize hep güvendik hep inandık hep onlarla birlikte onların gösterdiği istikamette yürüdük. İnşallah 31 Mart’ta da İstanbul’da aynı şekilde büyükşehirde ve ilçelerde güzel bir neticeye ulaşacağız.

İstanbul halkı, bu şehrin nereden nereye geldiğini iyi biliyor. Yaşı buna ele vermeyenlere de eski İstanbul’u, eski Türkiye’yi mutlaka anlatmamız lazım. Bu şehrin sokaklarının nasıl çöpe, çamura, çukura teslim edildiğini, havasının nasıl kirletildiğini, Haliç’in nasıl bataklığa dönüştürüldüğünü, muslukların nasıl suya hasret bırakıldığını teker teker anlatmalıyız.”

Bakırköy’ün eskiden bu konuda iyi olduğunu ancak Bağcılar, Güngören, Esenler’in durumlarının iyi olmadığını belirten Erdoğan, “Bir seçime girdik, bunların üçünü birden aldık. Ondan sonra da burayı solladık, geçtik. Bu seçimde Bakırköy’ü de almamız lazım. Bakırköy’ü de alıp, burası tamamıyla AK Parti ile belediyeciliği görsün. Bunu anlatmamız lazım.” dedi.

Eğitimden sağlığa, ulaşımdan konuta kadar ülkenin altyapısına nasıl çağ atlattıklarını anlatacaklarını ifade eden Erdoğan, “Kadınlardan gençlere, engellilerden öğrencilere, sanayiciden esnafa, çiftçiden emekliye kadar her kesime kadar verdiğimiz hizmetleri anlatmalıyız. CHP’den devraldığımızda 50 bin aileye doğal gaz giriyordu, cezaevine girerken 1 milyon 250 bin, şu anda 6,5 milyon İstanbulluya doğal gaz gidiyor.” bilgisini verdi.

“BEYLİKDÜZÜ HESABINI SORACAKTIR”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, millete gerçekleri anlatmamaları halinde birilerinin yalanları, iftiraları, çarpıtmalarıyla bu boşluğu dolduracağına işaret ederek, “Biz bugüne kadar sadece hizmet siyaseti yaptık. İşte şu anda Beylikdüzü’nde bile… Geçenlerde şöyle bir uğrayayım dedim, baktım… Arka, kenar mahallelerde oralarda çöp yığınları var, çöplükler var. Beylikdüzü bunları biliyor, hesabını da herhalde soracaktır diye düşünüyorum.” dedi.

Millete hangi alanda en iyi hizmetleri götürürüz anlayışıyla çalıştıklarını aktaran Erdoğan, “Eksiklerimiz elbette vardır ama yaptıklarımız gerçekten çok önemlidir, çok büyüktür.” ifadelerini kullandı.

Yunus Emre’nin “Bir gönül yaptın ise/Er eteğin tuttun ise/ Bir kez hayır ettin ise/Binde bir ise az değil/Yol odur ki doğru vara/Yol odur ki doğru vara/Göz odur ki Hakk’ı göre/Er odur ki alçakta dura/Yüceden bakan göz değil” dizelerini seslendiren Erdoğan, “Yani gurur, kibir böyle bakan göz değil; tevazu, gayret, çalışma… İşte bizim belediyeciliğimiz bu. Biz hep hayır etmenin, doğru yola gitmenin, hakkı gözetmenin, tevazuyla samimiyetin, gayretle hizmet etmenin çabası içinde olduk.” diye konuştu.

Necip Fazıl Kısakürek’in “Pazarlıksız Müslüman” sözlerini hatırlatan Erdoğan, her zaman vecd içinde çalışmanın gayreti içinde olduklarını, milletin de bu çabalarını karşılıksız bırakmadığını ve yanlarında durduğunu, 31 Mart seçimlerinde de milletin yine gönlüyle ve oyuyla yanlarında yer alacağına inandığını dile getirdi.

Katılımcılardan 31 Mart gecesine kadar var güçleriyle çalışmalarını isteyen Erdoğan, “Bu büyük davayı el birliğiyle yükseltecek hedeflere ulaştıracağız. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun.” dedi.

Salonda bulunanlarla Rabia işareti yaparak “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet” ve “Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” söylemlerini yineleyen Erdoğan, katılımcılara çalışmalarında başarılar dileyerek sözlerini tamamladı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here