Abone Ol:

Parti grubunda yaptığı konuşmada kendi kurultayları ve AK Parti kurultayına ilişkin fotoğrafları gösteren CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Vatandaşa hangisi örnek?’ sorusunu yöneltti.
CHP lideri Kılıçdaroğlu, parti grubunda iki fotoğraf gösterdi: Vatandaşa hangisi örnek?

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Son dönemdeki kurultaylardan koronavirüs kısıtlamalarına kadar birçok konuya değinen Kılıçdaroğlu bir ara eline iki fotoğraf aldı. FOTOĞRAFLARI KARŞILAŞTIRDI ‘Bunlardan birisi CHP kurultayından diğeri de AK Parti’nin kongresinden.’ diyen Kılıçdaroğlu fotoğraflar arasındaki maske detayına dikkat çekerek, ‘Kongrelere Karadeniz’den başladılar. Defalarca dedik yanlış bu arkadaş diye. CHP Kurultayı’nda bütün sosyal mesafeler korunmuştur. AK Parti kurultayında yoktur. CHP devleti yönetmemektedir. AK Parti’nin bir kişisi devleti yönetmektedir. Bu tablodan hangisi örnektir? CHP bilin ki devleti adalet ile yönetecektir. ‘HİÇBİR VATANDAŞIMIZIN HAYATINI TEHLİKEYE ATMADIK’ Kurultay öncesi, gazeteciler burada sorsunlar onlara. CHP kurultayı nasıl oldu diye. Bütün AK Parti’ye oy veren kardeşlerime seslenmek isterim. Kurultay’dan önce Sağlık Bakanlığı’na yazdık. Açık yerde yapacaksınız dediler, biz de yaptık. Hiçbir vatandaşımızın hayatını tehlikeye atmadık. Şimdi söyleyin kim devleti daha iyi yönetir? Kim vatandaşına değer verir? Diyorlar ya, ‘CHP gelse acaba yönetebilir mi?’ diye. Bal gibi yönetir. Güzellikle yönetir. Açlık olmaz.’ ifadelerini kullandı.Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları:’Sıkıntılı bir tablo var. Kontrolünü kaybetmiş, Türkiye’yi yönetemiyor, ağır sorunların altında ezilen, çaresizlik üreten, çaresizliğini ört pas etmek için sağa sola saldıran bir siyasi yönetimle karşı karşıyayız. Cumhuriyet tarihinde ilk kez böyle bir tabloyla karşı karşıyayız. ‘SAĞLIK ÇALIŞANLARININ TALEPLERİNİ NİYE YERİNE GETİRMİYORSUNUZ?’ Şu anda pandemi sürecindeyiz. İnsanlar can derdinde. Aşı bekliyorlar. Kim halkın can güvenliğini sağlayacak? Bu ülkeyi kim yönetiyor? Bu soruyu herkesin kendisine sorması lazım. Ama özellikle geçmişte AK Parti’ye oy vermiş, şimdi kafası karışmış vatandaşlarıma seslenmek istiyorum; Türkiye’nin gidişatından memnunsan alkışla, bu gidiş gidiş değil diyorsan bu kardeşini dinleyeceksin. Ben sana her zaman, her ortamda doğruları söylemeye devam edeceğim. Hep beraber sağlık çalışanlarını alkışlıyoruz neden? Hiç sorguluyor muyuz? Hayat kurtarmak için hayat feda eden sağlık çalışanlarının elleri öpülmez mi? Bir istekleri vardı, Covid-19 kaynaklı hayatını kaybedenler için meslek hastalığı olsun dediler. Yapmıyorlar. Bu insanlar günün 24 saati çaba harcarken, bir taleplerini neden yerine getirmiyorsunuz? ‘ÇİFTE STANDARTLA OLMAZ’ Kayseri’de Sidar adında 16 yaşında bir kızımız. Evine giderken güvenlik görevlisi çağırıyor. Maskeyi nizami takmadın diyor ve ceza kesiyor. Sidar’ınbabası esnaf. 900 lira ceza kesiyorlar. Nereden ödeyecekler? Ödeyemiyorlar. 22 Mart’ta kendisine bir mektup. 23 Mart’ta icraya geleceksin diyorlar ve gidiyor. Kendisine bir ödeme emri geliyor. Sen ödemezsen babandan haczedeceğiz, parayı alacağız diyor. Bu bir zulüm değil mi? AK Parti’nin kongresinde bir sürü maskesiz adam var. Ceza yazan var mı yok. Bunların dayıları var, bunlara ceza yok. Bunu vicdan kabul eder mi? AK Parti’ye oy veren kardeşlerime sesleniyorum. 16 yaşındaki kıza 900 lira ceza bunlara sadece alkış. Çifte standart devlet yönetiminde olmaz. Birisi için farklı, birisi için farklı. Buna da devlet yönetimi diyeceksin. Farklılık yaratarak devlet yönetilmez. Bu tabloyu eğer AK Partili, MHP’li kardeşlerim içlerine sindiriyorsa bir şey demiyorum. Sözüm sözdür, bu ülkeyi adaleti getireceğim. ‘BİLİM KURULU TAMAMEN HİKAYE’ Bir de Bilim Kurulu var. Ne dedikleri, söyledikleri belli değil. 4 Nisan itibariyle ABD’yi geçtik vaka sayısında. Dün 193 kişi hayatını kaybetti. Nasıl yönetiliyor bu ülke? Bilim Kurulu hikaye tamamen. Hiçbirisinin bilim ile ilgisi yoktur. Bilim Kurulu dediğin senin dediğin kurallara iktidar uymazsa, izzeti ikbal ile çekileceksin oradan. Tam tersi oluyor. Bilim Kurulu ayrı havada, Sağlık Bakanı ayrı telden çalıyor. Saray ise kaç kişi ölürse ölsün diyor. Bu mudur devleti adalet ile yönetmek? Bu mu vatandaşının sağlığını korumak?’Ayrıntılar geliyor…

#

Abone Ol:
Abone Ol

Yorumlarınızala Sitemize Değer Katın