Abone Ol:

Yediden yetmişe herkesin sevdiği bir ulaşım aracıdır bisiklet. Spor için, ulaşım için, eğlence için, hatta trafikten kurtulmak için.. Hayatımızın her alanında kullanırız bisikleti. Peki, Bisiklet nerede, ne zaman ve kim tarafından icat edilmiştir? Bisiklet icadından günümüze gelinceye kadar hangi değişimlere uğramıştır? İşte tüm detayları…
Bisiklet nerede, ne zaman ve kim tarafından icat edilmiştir? Bisiklet icadından günümüze gelinceye kadar h...

Artık hayatın her alanında kullanılan, fazlasıyla ekonomik, kullanışlı ve keyifli bir ulaşım aracı olan bisikletlerin yüzlerce çeşidi var. Her yaşa, her cinsiyete, her zevke, her spora hatta her coğrafyaya özel bisikletler döndüğümüz her yerde karşımıza çıkıyor. Peki, bisikletler her zaman böyle miydi? Ne gibi serüvenlerden geçti? Nasıl icat edildi? İşte tüm soruların cevapları… BİSİKLET NEDİR? Bisiklet ya da popüler olmayan eski adıyla velespit, motorsuz veya elektrik motorlu, iki veya üç tekerlekli, pedallı, (bazen elektrik motor destekli) insan gücü ile ilerleyen bir ulaşım aracıdır. 19. yüzyıl sonlarında bisiklet anlamında Arapça derrâce sözcüğünün kullanıldığı da belirtilmektedir. Ulaşım ve eğlencenin yanı sıra bisiklet sporunda da kullanılır. BMX, Dağ bisikleti, şehir (hibrit) bisikleti, tandem (çift kişilik bisiklet), tur bisikleti, yol bisikleti gibi türleri vardır. Vitesli ve vitessiz türleri bulunmaktadır. BİSİKLETİ KİM İCAT ETTİ? BİSİKLETİN TARİHÇESİ! Bisikletin icadı konusunda tarihçiler arasında tam bir fikir birliği yoktur ve ileri sürülen tarihler tartışmalıdır. Bisiklet, tek bir mucit tarafından icat edilmemiş, tarih içerisindeki pek çok farklı çabanın bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Leonardo da Vinci’ye ait olduğu ileri sürülen 1492 tarihli bir bisiklet karalamasının 1960’larda Codex Atlanticus’a eklenmiş sahte bir çizim olduğu anlaşılmıştır. 1790’larda icat edilen vélocifère veya célérifère isimli hızlı at arabası aracı, bisikletin atalarından biri olarak kabul edilmez. BİSİKLET İCADINDAN GÜNÜMÜZE GELİNCEYE KADAR HANGİ DEĞİŞİMLERE UĞRAMIŞTIR? Binicisi tarafından itme gücü sağlanan iki tekerlekli ve kanıtları tartışmalı olmayan ilk taşıt, Alman Baron Karl von Drais de Sauerbrun tarafından icat edilmiştir. Drais, 1817 yılında aracı 14 km boyunca kullandı ve 1818 yılında Paris’te sergiledi. Von Drais, aracını Laufmaschine (koşu makinesı) olarak adlandırdı, çünkü tahtadan yapılmış aracın sabit bir gidonu vardı, fakat hareketi sağlamak için pedâlleri yoktu. Binici, ayakları ile yerden güç alıyor, bir denge tahtası binicinin kollarını destekliyordu. Zamanla bu isim yerine draisienne ve velosipede isimleri daha popüler hâle geldi. Draisienne günümüzde birçok dilde tren rayları üzerinde ray boyu kas gücüyle hareket eden aletler için kullanılır. Von Drais aracının patentini aldı, ancak kısa sürede kopyaları Avusturya, Birleşik Krallık, İtalya ve Amerika Birleşik Devletleri gibi pek çok ülkede türedi.Londralı Denis Johnson, von Drais’in koşu makinesinden bir adet satın aldı ve İngiltere’de patentini alarak geliştirdi. 300 adet üretip ‘yaya at arabası’ adıyla piyasaya sürdüğü araç, ‘hobi atı’ adıyla ünlendi. Karikatüristler, bu aracı ‘züppe atı’olarak tanımlıyor ve yoldan geçenler, binicilerle alay ediyorlardı.[4] Hobi atının sadece düzgün yollarda rahatça kullanılabilmesi, emniyet endişelerini gündeme getirdi ve araç, altı ay içerisinde gözden düştü. Drais ve Johnson’ın çabaları, iki tekerlekli bisikletin hareket hâlinde iken dengede kalabileceğini ispatlasa da sonraki 40 yıl boyunca çalışmalar üç ve dört tekerlekli bisikletler üzerinde yoğunlaştı.İlk büyük oranda seri bisiklet üretimi ‘Michaux Company’ tarafından yapılmıştır. Şirket, yılda yüzkırk bisiklet üretiyordu. Bisikletin ilgi görmesi, dönemin devletlerinin de dikkatini çekmiştir. 1800’lerin ikinci yarısında Fransa Savunma Bakanlığı bisiklet üretimini destek vermiş ve 1871’de imal edilen bisikletler, Almanya ile o zaman yapılan savaşta kullanılmıştır.Trufaut, içi boş kauçuk lastiğini bulmuş, bunu İskoçya’da eşit çapta tekerlekleri olan komple kadrolu, bilyalı ve millî bisikletlerin yapılması takip edmiş, ardından da ortadan katlanan portatif bisikletler piyasaya çıkmıştır.İrlanda’da 1888 yılında havalı plastik bisikletler piyasaya sürülmüştür. Bu durum bisiklet endüstrisini geliştirmiştir. Bisiklet üretiminde kullanılan malzemenin fiyatının yüksekliği, işçilik maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle halka inememiştir. 1800’lerin sonundan fabrikaların artması ve seri üretimin hızlanmasıyla maliyetlerde yaşanan düşüş, bisikletin geniş kitlelere ulaşmasını sağladı. Özellikle Belçika, Fransa, İngiltere, İtalya ve İspanya’daki bisiklet fabrikaları, bisikletin bu ülkelerde yaygınlaşmasına ve bisiklet sporunun gelişmesine önayak olmuştur.II. Dünya Savaşı’nda Avrupa ülkeleri, bisikleti ordu süratinin artırılması için askerî amaçla kullanmışlardır.

#

Abone Ol:
Abone Ol

Yorumlarınızala Sitemize Değer Katın